3-MEVLEVİ AYİNİ SEMA
Mukabele denilen Mevlevi Ayini, Mevlâna’nın ölümünden sonra Mevlevi Dergahlarında, semahanelerde yapılmıştır. 1925 yılında tekke ve zaviyelerin kapatılmasından sonra Mevlevi Dergahları’da kapatıldığı için semahaneler de sema yapılmamıştır. Küçük dost meclislerinde yapılan sema, 1955 yılında Türk Ocağı tarafından İstanbul’da tertip edilen Mevlâna gününde ve bu tarihte Konya’da düzenlenen Mevlâna İhtifalinde sema törenleri tekrar yapılmaya başlanmıştır. Sema, tasavvufi anlamda ilahi aşk ve cezbeyi, Hakka vuslat olmayı sembolize etmektedir. Sema belli kurallar içerisinde tesbit edilmiş usul ve erkanla yapılmaktadır. Sema, neyzen, kudümzen, ayinhanlar gibi musiki erkanının bulunduğu mutrib’in önünde sema alanında yapılır. Sema alanında Şeyh postu bulunmaktadır. Postta oturan şeyh, Mevlâna’yı temsil etmektedir. Post en büyük manevi makamdır. Şeyh postu kırmızı renklidir. Kırmızı renk zuhur ve tecelliyi sembolize etmektedir. Mevlâna Hazretleri 17 Aralık 1273 yılında akşam üstü güneşin gurup edip, Konya ufuklarını kızıla boyadığı zamanda vefat etmiştir. Bunun için manevi makam olan Şeyh postu, vuslat ve tecelli rengi olan kırmızı renklidir. Mutrip heyeti, semazenler ve şeyh efendi yerlerine oturduktan sonra mukabelede Nat-ı Şerif okunur. Nat-ı Mevlâna, Peygamberimize içli seslenişlerle bir övgüdür. Peygamberimizi ve ondan önceki peygamberler ile Allah’ı methetmektir. Bu methiyeden sonra bir kudüm darbesi duyulur. Bu Allah’ın kainatı yaradışındaki “ Kün = Ol” emrini sembolize eder. Sonra ney taksimine geçilir. Ney, asıl vatanı olan kamışlığa özlemini dile getirir. Ney, insanı kâmil’in sembolüdür ve yanık, içli sesiyle Hakka vuslatın özlemini çeker. Bundan sonra Sultan Veled devri denilen Devr-i Veledi başlar. Musikinin temposuyla semazenler üç kere birbirlerine selam vererek, karşılıklı görüşmek, yani baş kesmekle, cemal cemale niyaz etmekle mutlak varlığın kemal zuhurunu takdis etmektedirler. Başka bir ifadeyle gizli ruhun ruha selamını sembolize ederek semazenlerin dairevi yürüyüşüdür. Devri Veledi, ölümden sonra dirilmeye, şeyh’in rehberliği ve irşad ile ebedi hayata yönelmeye işarettir. Üç devirin birinci devri tasavvufta Hak’kı ilimle bilmeye, ikinci deviri Hak’kı görmeye, üçüncü devir de Hak’la beraber olmayı sembolize etmektedir. Yani ilmel yâkîn, aynel yâkîn ve Hakkel yâkîn ifade edilmektedir. Devri Veledi de Şeyh birinci devri tamamlarken, kıdemce en genç semazenle karşı karşıyadır. Şeyh ve semazen birbirlerini baş keserek tevazu ile selamladıklarında birbirlerinin gönül kabesine secdeye varışı göstermektedirler. Üçüncü devir sonunda Şeyh, postuna geçer, semazenler de yerlerini alırlar. Devri Velediden sonra ayin başlar. Bundan sonra semazenler hırkalarını çıkartırlar. Yani dünyavi arzulardan sıyrılırlar. Bu sıra da şeyh postun önüne doğru yürür, baş keser ve semazenler ona uyar. Semazen başı ilerleyerek Şeyh’in sağ elini öper, Şeyh de onun sikkesini öper. Bu semâ’a girmek için izin almaktır. Bundan sonra semazenler birer birer şeyh ile görüşerek semaya başlarlar. Sema töreni dört selamdır. Semazenlerin sema ederken sağ elleri dua eder gibi yukarıya, sol elleri aşağıya açıktır. “Bu Hak’tan alır, halka saçarız. Hiçbir şeyi kendimize mâl etmeyiz. Görünüşte var olan, vasıtalık eden bir suretten başka bir şey değiliz anlamına gelmektedir”. Semazenler sema yaparken hem kendi etrafında dönerler, hem de meydanı devrederler. Bu dönüş, gezegenlerin , yıldızların ve dünyanın, kendi etrafında döndüklere gibi, güneşin de etrafında dönmelerini ifade eder. Birinci selam, alemleri seyretmedir. Hak’kın büyüklüğünü, yüceliğini ve kendi kulluğunun idrakidir. Aşıklar şüphelerinden kurtulurlar ve Allah’ın birliğine iman ederler. İkinci selam, insanın yaradılıştaki nizamı müşahade ederek Allah’ın kudreti karşısında hayranlık duymasıdır. Üçüncü selam, insanın hayranlık ve minnet duyğusunun aşka dönüşmesiyle, aklın aşk’a kurban oluşudur. Yani aşıklar görüşlerini biliş ve oluş mertebesine ulaştırırlar. Aşıklar kendilerini, mutlak varlığın kemal durağında yitirmiş ve yok olmuşlardır. Dördüncü selam, insanın manevi yolculuğunu tamamlayıp, yaradılıştaki vazifesine, kulluğuna dönüşüdür. Bu selama şeyh efendi ve semazen başı da iştirak ederler. Şeyhin, semadan sanra yavaş yavaş ilerleyerek posta varmasıyla sema sona erer. Bundan sonra Kuranı Kerim okunur. Bundan sonra da devletimizin selameti ve peygamberlerin, şehitlerin, bütün inananların ruhları için dua yapılır. Duanın bitmesinden sonra şeyh ve semazenler alanı terk ederler.
Copyright © Kontured| Konya Profesyonel Turist Rehberleri Derneği, Mevlana, Hz. Mevlana, Karatay, karatay medresesi, mevlana müzesi, ince minareli medresesi, ince minare medresesi, çatalhüyük, kilistra, listra, lystra, Sahip ata, konya turları, konya, hitit, mevlevi, Tüm hakları saklıdır. Yayınlanma: 2008-11-18 (352 okunma) [ Geri Dön ] |